Anasayfa / İslami Makaleler / Cennete giren

Cennete giren

Soru Detayı

– Rabbinin huzurunda durmaktan korkan kimseler için iki cennet vardır. O iki (cennet)ten başka iki cennet daha vardır. (Ehl-i cennetten her birine dört cennet isabet edecek demektir.) (Hulâsatü’l-Kur’ân ve Hulâsatü’l-İslâm) Ebû Derdâ’nın burnu yere sürünse de yine evet! (el-Müsned, 8/387)

Cevap

Değerli kardeşimiz,

İlgili ayetlerin mealleri şöyledir::

“Rabbînin huzurundan korkan kimse için iki cennet vardır.” 

“Bu ikisinden başka iki cennet daha vardır.” (Rahman, 55/46 ve 62)

Ebu’d-Derdâ rivayeti de şöyledir:

Rasulullah (asm)’ı, minberde şöyle anlatırken duydum:

“Rabbinin makamından korkan kimse için iki cennet vardır.”(Rahman, 55/46).

Bunun üzerine O’na:

 O kişi, zina etse, hırsızlık yapsada mı, diye sordum.

Rasulullah tekrar:

“Rabbinin makamından korkan kimse için iki cennet vardır.” ayetini okuyarak cevab verdi.

Ebu’d-Derdâ, ikinci defa ben:

– O kişi, zina etse ve hırsızlık yapsada mı, diye sordum.

Rasulullah, aynı ayeti tekrar okudu.

Ben üçüncü defa aynı soruyu sorunca, Rasulullah:

“Evet, Ebu’d-Derdâ’ya rağmen (Ebu’d-Derdâ’nın burnu yere sürünse de).” buyurdu.(Rûdânî, Cemu’l-Fevaid, 4/134, hno, 7254; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/357)

Her mümin dünya hayatının sona ermesiyle yokluk içinde kaybolup gitmeyeceğine ve öldükten sonra diriltilip dünyada yaptıklarıyla ilgili bir yargılama için Rabbinin huzuruna çıkarılacağına inanır.

İşte 46. ayette buna olan derin imanı sebebiyle o anın heyecanını taşıyan ve Rabbinin divanına çıkma bilinci, sorumluluğu ve kaygısı içinde yaşayan, sonuçta inkâr ve şirkten uzak durup Allah’ın yasaklarından kaçınma ve buyruklarını yerine getirme çabası içinde olan ve O’nu şükran duygulan içinde daima saygıyla anan kimseler övülmekte ve iki cennetle müjdelenmektedir.

Ardından devam eden ayetlerde, bu cennetlerin geniş bir tasvirine yer verilerek, bir taraftan dünyada her istediğini elde edebilenlerin bu nimetlere bel bağlamamaları için kalıcı nimetleri arzulamaları özendirilmekte, diğer taraftan da dünyada mahrumiyetler çeken müminlerin bunu fazlasıyla telâfi edebileceklerine açıklık getirilip onlara teselli verilmektedir.

Müminleri ahiret hayatında bekleyen nimetlerle ilgili birçok örneğe yer verildikten sonra, azamet ve kerem sahibi rabbimizin adının ne kadar yüce olduğu belirtilerek, bütün bu nimetlerden çok daha değerli olan şeyin Allah Teala’nın hoşnutluğuna erme mutluluğu olacağı hatırlatılmış olmaktadır.

46. ayette geçen “iki cennet” ile ne kastedildiği hususunda değişik yorumlar yapılmış olup başlıcaları şunlardır:

– Biri insanlara, diğeri cinlere verilecek cennet.

– Biri buyrukları yerine getirme ve iyi işler yapmanın, diğeri yasaklardan kaçınmanın karşılığı olan cennet.

– Biri hak edilmiş ödül olarak, diğeri buna ilâveten ilâhî ikram olarak verilecek cennet. (bk. Zemahşerî, ilgili ayetin tefsiri)

– Biri cismani, diğeri ruhani cennet.

– Biri Adn cenneti, diğeri Naîm cenneti.

– Biri dâru’l-İslâm, diğeri dâru’s-selâm. (bk. Elmalılı, Hak Dini ilgili ayetin tefsiri)

Kaf suresi 24. ayeti ve bazı surelerdeki kullanımları delil göstererek buradaki “cennetân” kelimesinin, iki cennet değil aslında bir cennet anlamına geldiğini söyleyenler olmuşsa da İbn Atıyye bunu zayıf ve gereksiz bir yorum olarak niteler.(bk. ilgili ayetin tefsiri)

Razi de böyle zorlanmış bir yoruma gerek olmadığını, Allah’ın iki ve daha fazla cennet vermesine herhangi bir engel bulunmadığını belirtir. Daha sonra iki cennetle ilgili yorumları aktarır ve bu arada bunlardan birinin cismani, diğerinin ruhani cennet olması ihtimalinden söz edilebileceğini ifade eder.(Razi, ilgili ayetin tefsiri)

Esed ise Razi’nin anılan eleştirisini dikkatten kaçırdığı için, onun zikrettiği bu son ihtimali yanlış anlamış ve şöyle nakletmiştir: Bir cennet, “hem maddî hem de ruhî zevkleri kapsadığı için sanki iki cennetmiş gibi (görünecektir)” (Esed, ilgili yer)

Esasen bu konudaki yorumlar birer tahminden ibaret olduğu için, mesela Taberî ve İbn Atıyye’nin iki cennetin manası ile ilgili bir rivayet nakletmedikleri görülmektedir.

Elmalılı da bazı yorumlan aktardıktan sonra, bu hususta şöyle bir açıklama yapmaya ihtiyaç duymuştur: Daha başka ihtimaller söylenmişse de ahiret halleri görülmeden ayrıntıları bilinmeyeceği için, daha fazla izahına kalkışılması doğru olmaz.(bk. ilgili yer.)

62. ayette geçen “dûn” kelimesinin anlamları ve konuya ilişkin bazı rivayetler ışığında bu ayete, “Bu ikisinden daha aşağı mertebede iki cennet daha vardır.” ve “Bu ikisinin ötesinde iki cennet daha vardır.” manaları da verilmiştir.(Derece farkıyla ilgili açıklamalar için bk. İbn Atıyye, Elmalılı, ilgili yer)

Hakkında Admin

İlginizi Çekebilir

İslamda Fitne Çıkarmak

Fitne kelimesi Farsça kökenli olup; fetn ( fütun ) kökeninden türemiştir. Sözlük kelimesi madenlerin ateşte …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TUTSELA Müslüman Dini Sitesi