Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Yağışlı

MEKKE TARİHİ

13.11.2020
48
A+
A-
MEKKE TARİHİ

MEKKE TARİHİ

   Mekke, İslam’ın beşiği olarak isimlendirebileceğimiz Suudi Arabistan’da yer alan bir şehirdir. Asırlar boyu önemli bir yerleşim yeri olan Mekke’nin önemi dinimiz için oldukça fazladır. Bunun sebebi ise şüphesiz Müslümanların en kutsal mekanı olan Kabe’nin burada yer almasıdır.

Mekke, günümüzde pek çok farklı yerden Müslümanların hac ya da umre ibadetini gerçekleştirmek amacıyla geldiği bir yerdir. Medine ile birlikte islam için en kutsal yer olan Mekke, tarihi ile de şüphesiz dikkat çekmektedir. Mekke,  islamdan önce de islamın ortaya çıktığı dönemde de islamdan sonra da her zaman önemli bir şehir olmayı başarmıştır.

İSLAMDAN ÖNCE MEKKE TARİHİ

   İslamdan önce Mekke, pek çok kaynağa göre çok bilinmeyen ve önemsenmeyen bir yerdir. Aşırı derecede kurak ve sıcak bir yer olan Mekke’de islamdan önce çeşitli yolsuzluklar mevcuttu. İnsanlar kendi yaptıkları ve canları sıkıldığında ya da işleri bittiğinde yedikleri hurma ve benzeri yiyeceklere tapıyorlardı. Bu durum da Mekke halkının islamdan önce ne kadar cahil olduğunu ve Mekke’nin insanlarının yolsuzluklar içinde yaşadığını kanıtlar nitelikteydi.

İslamdan önce Mekke’de yaşanan en büyük hadise ise kuşkusuz islamın en önemli mekanı olan Kabe’nin inşa edilmesiydi. Bu durum hakkında bilinenler Hazreti İbrahim’in ikinci eşi olan Hacer’den İsmail isimli kendisinden sonra peygamber olacak oğlu doğduğunda ilk eşinin Hacer ve İsmail’i bulundukları yerden uzaklaştırmak istemesidir. Bu sebeple Mekke’ye doğru yola koyulan Hazreti İbrahim, eşi Hacer ve oğlu İsmail’i Mekke içindeki bir bölgeye yerleştirmiştir. Hacer’in o bölgede zemzem adı verilen temiz ve sağlıklı suyu bulmasıyla da burayı tam bir yerleşim yeri haline getirmişlerdir.

Yaşadığı yere geri dönmeden önce ise alemlerin rabbi yüce Allah, Hazreti İbrahim’e Kabe’yi inşa etmesini emretmiş ve Hazreti İbrahim de bu vazifeyi yerine getirmiştir. İnşa ettirme aşamasında kendi gibi peygamber olacak oğlu olan Hazreti İsmail’in ona yardımcı olduğu da söylenmektedir. Kabe’nin inşa edilmesiyle birlikte Mekke şehri, ticaret merkezi haline gelmeyi başarmıştır.

Mekke hakkında islam öncesi tarihe göre bilinen daha pek çok bilgi yer almaktadır. Yunan tarihçisi Mekke’de bir tapınağın yer aldığına bu yerin de islamdan önce sıklıkla ziyaret edildiğine değinmiştir. Bunun dışında İslam öncesinde Mekke’ye dair başka varsayımlar daha vardır. Bu varsayımlardan biri de Batlamyus isimli coğrafyacının Macaroba diye bahsettiği şehrin Mekke olduğudur. Batlamyus’un Arabistan’da yer alan 50 şehre yer verdiği listede Macroba da yer almıştır.

HAZRETİ MUHAMMED DÖNEMİ MEKKE TARİHİ

Hazreti Muhammed dönemi Mekke’si, şehrin yavaş yavaş kendine geldiği ve doğru yol olan islamı kabul edenlerin çoğaldığı bir dönem olmuştur.

Mekke’de yaşayan ve Hazreti İsmail’in soyundan geldiği varsayılan Kureyşoğulları, Mekke’nin bilinen ve saygı duyulan ailelerinden biriydi. İşte bu Kureyşoğulları’ndan 571 yılında Muhammed isimli biri doğmuştu. Babası doğmadan iki ay önce vefat eden Muhammed’in annesi Amine’ydi. Muhammed, çocukluk yıllarından itibaren herkesin güvendiği ve sevdiği bir insandı. Muhammed, bu vasfı ne kadar hak ettiğini çocukluk yıllarında da gençlik yıllarında da orta yaşlı zamanlarında da kanıtlamıştı.

Günün birinde Kabe’nin taşını yerleştirmek amacıyla kabile reisleri kavga eder. Bunun üzerine Mekke’nin kapısından girecek ilk kişinin kimin bu taşı yerine koyacağını belirlemesini isterler. Tam o sırada da kapıdan Muhammed gelir ve kabile reisleri de bu durumdan memnun kalır. Bunun en büyük sebebi ise şüphesiz Hazreti Muhammed’in güvenilir ve doğrucu bir insan olmasıdır. Henüz peygamberlik vasfına erişmemiş genç Muhammed ise bu durum karşısında şöyle karar verir. Hacerül Esved adı verilen taşı bir örtü üzerine koyan peygamberimiz kabile reislerinin hepsinin örtünün bir ucundan tutmasını istemiştir. Bu sayede taş yerleştirilmiş ve hiçbir sorun ortaya çıkmamıştır. Kabile reisleri de bu durum karşısında tekrardan peygamberimize hayran kalmıştır. Muhammed, hakemlik görevini en iyi şekilde yerine getirmeyi başarmıştır.

Peygamber efendimiz 622 yılında vahiy gelip peygamber olduktan sonra ise Mekkeli müşriklere karşı büyük zorluklar çekmiştir. Kendisine gelen ayetleri ve sureleri diğer insanlara paylaşan peygamber efendimize Mekke halkının çoğu karşı çıkmıştır. Nefretlerinin boyutu öyle artmıştı ki peygamberimize taş fırlatarak tepki göstermişlerdir. Bu durum da peygamberimizin canını şüphesiz yakmıştı.

Peygamberimize vahiy geldikten sonra ona inananlar da yavaş yavaş artmıştır. Peygamber efendimize inanan ilk kişiler eşi Hatice, kızı Fatıma, dostu Ebubekir ve çocukluğundan beri yanında yetiştirmiş olduğu Ali olmuştur. Günler geçtikçe islama inananlar daha da artmış ve islam yayılmıştır.

İslamın yayılmasına en çok karşı çıkanlar ise Mekke’nin ileri gelenlerinden biri olan peygamberimizin amcası Ebu Leheb ve bir diğer islamın düşmanı olan Ebu Cehil’dir. Peygamberimiz Müslümanlığı anlatmak için her konuşma yaptığında sözünü kesen ikili bu dönemde peygamberimize oldukça büyük zorluklar çektirmiştir.

Hazreti Muhammed dönemi Mekke’sinde islama inananlar epeyce artmıştır. Müşriklerin güvendiği isimlerden biri olan Hazreti Ömer de dahil olmak üzere yüzlerce kişi doğru yolu bulmuştu. Bunun üzerine müşriklerin bu durumdan kurtulamak için tek çaresi kalmıştı. O da peygamberimizi öldürmekti.

Bu durumu bir şekilde Müslümanlar öğrenmişti. Bu durumun iyice tehlikeli olmaya başlamasıyla birlikte artık Mekke’den Medine’ye hicret vakti gelmişti. Bütün Müslümanlar Medine’ye doğru hicrete başlamışken Hazreti Ali büyük bir cesaret örneği göstererek peygamberimizi öldürmek için gelecekleri peygamberimizin yatağında beklemiştir. Peygamberimizi öldürmek için gelen müşrikler ise bunu fark edince büyük hayal kırıklığına uğramıştır. Hazreti Ali ile bir işleri olmayan müşrikler onu serbest bıraktıktan sonra Hazreti Ali de Medine’ye doğru yola çıkmıştır.

630 yılında Mekke’nin Müslümanlar tarafından fethedilmesine kadar Mekke şehrindeki cahiliyet sürmeye devam etmiştir. Mekke’nin fethi ile birlikte islam zaferine ulaşmış ve peygamberimizin vefatına kadar neredeyse hiçbir sorun çıkmamıştır.

DÖRT HALİFE DÖNEMİ MEKKE TARİHİ

Dört halife döneminde Mekke, diğer dönemlerde olduğu gibi yine büyük bir öneme sahip olmuştur. Peygamberimizin vefatı ile ilk halife unvanını alan Hazreti Ebubekir, Mekke’yi geliştirmek ve Müslümanlığı daha da yaymak için uğraşmıştır. Kısa süreli olan bu dönemde islam daha da yayılmış ve Mekke pek çok açıdan gelişme katetmiştir.

İkinci halife olan Hazreti Ömer döneminde ise Mekke’nin farklı farklı yerlerinde inşaatlar yapılmış ve Mekke’nin ilerlemesinde büyük adımlar atılmıştır. Hazreti Ömer, Mekke tarihi için büyük öneme sahip bir halife ve liderdir.

Hazreti Ömer’den sonra kimilerine göre Hazreti Ali halife olacakken yapılan ufak bir oylama sonucu Hazreti Osman, islamın üçüncü halifesi olma görevine layık görülmüştür. Hazreti Ali de bu zamanda ona destek olmuş Hazreti Osman’a güvenmiştir. Hazreti Osman’ın ilk dönemleri hem şehre yapılan inşaatlar hem de başarılı politikalarla çok iyi geçse de belli bir zaman sonra çalkantılı dönemler Mekke’yi sarmıştır.  Hazreti  Ali destekçileri Hazreti Osman’ı halifelikten indirmeyi amaçlamışlardır. Bunu başaramayan destekçiler son çare olarak Hazreti Osman’ı katletmiştir. Bu durum da islama büyük bir kara leke olarak kazınmıştır.

Genel siyasi meseleler olarak sessiz ve sakin geçen bu dönemin son halifesi Hazreti Ali olmuştur. Hazreti Ali zamanında da islam yayılmaya devam etmiştir. Hazreti Ali döneminde diğer halifelere göre daha sakin zamanlar geçmiş olsa da Hazreti Ali’den de rahatsız olanlar zamanla ortaya çıkmıştır. Hazreti Ali de kendisinden önceki halife olan Osman gibi katledilmiştir.

Genel halifeler dönemi Mekke’si ile alakalı bilinmesi gereken ise Mekke’de sık sık meydana gelen sel ve su baskınları için gerekli önlemlerin alınmasıdır. Bu durumdan korunmak için Mekke’nin yüksek kesimlerine setler çekilmiştir.

EMEVİLER DÖNEMİ MEKKE TARİHİ

   Dört halife döneminden sonra gelen Emeviler Devleti’nin hakimiyetindeki Mekke’de yine belli sorunlar meydana gelmiştir. Bütün sorunlara rağmen Emeviler Devri Mekke tarihi açısından başarılı sayılabilecek bir dönem olmuştur. Bunun nedeni ise şehre yapılan camiler, kurulan kuyular ve çeşitli inşalardır.

Emeviler Dönemi’nde siyasi sorunların hiç olmadığı kadar yükseğe çıktığı da görülmüştür. Emeviler Dönemi’nde yer alan halifelerin başına buyruk hareket etmesi nedeniyle de devlet çeşitli savaşların ve saldırıların ortasında kendini bulmuştur. Tarihler 750 yılını gösterirken diğer bir Müslüman devleti olan Abbasiler, Emeviler’i adeta bozguna uğratarak Mekke’yi ele geçirmiştir.

Emeviler Dönemi’nde Mekke gelişmiş olsa da devlet oldukça cahil ve bencil olmasıyla dikkat çekmiştir. Bu durumun en büyük kanıtı ise şüphesiz Emeviler Devleti’nin kendileri hariç hiçbir ırk ve devleti Müslümanlığa yakıştıramamasıdır. Müslümanlığı öğrenmek ve Müslüman olmak isteyen diğer ırk ve ülkeden insanlar Emeviler Devleti tarafından dışlanmış, hoşgörüyle karşılanmamıştır.

ABBASİLER DÖNEMİ MEKKE TARİHİ

   Abbasiler Dönemi’nde Mekke, Emeviler Dönemi’ne göre hem daha sakin hem de daha hoşgörülü geçmiştir. Bu hoşgörü sayesinde islamın yayılması daha da hızlanmış ve daha iyi günler ve imkanlar Müslümanları beklemiştir.

Abbasiler Devri’nin ilk kısımları sakin geçmiş olsa da daha sonralar da bazı sorunlar patlak vermiştir. Abbasiler Devleti’nde yaşanan gerileme ile birlikte kutsal topraklarda çeşitli katliamlar ve kavgalar meydana gelmiştir. Bu durumlar da Abbasiler Devleti’nin sonunu getirmiştir.

OSMANLI DEVRİ MEKKE TARİHİ

İslamdan önce mekke tarihi, Osmanlı Devri’nde sadece Mekke değil Araplara ait çoğu toprak Osmanlı hakimiyetine geçmiştir. Yavuz Sultan Selim’in fetihleriyle Osmanlı hakimiyetine geçmeye başlayan arap toprakları güzel dönemler geçirmeye başlamıştır.

Hicaz tarafı başta olmak üzere arap toprakları üzerinde hakimiyet kuran Osmanlı’da Mekke yine en önemli yer olarak görülmüştür. Kutsal mekanların olmasından kaynaklı Mekke, Osmanlı Devleti padişahlarının da daha çok sevdiği bir yer olmayı başarmıştır.

Bu toprakları kaybedene kadar Osmanlı’da güzel günler geçiren Mekke, Osmanlı padişahlarının çoğunun devlet meseleleri sebebiyle gidemediği bir yer olmuştur. Çoğu Osmanlı padişahı Mekke ve Kabe hasretiyle vefat etmiştir.

GÜNÜMÜZDE MEKKE DURUMU

   Günümüzde Suudi Arabistan ülkesine bağlı bir şehir olan Mekke, senenin her anı umre amacıyla pek çok müslümanı ağırlamaktadır. Senenin belli zamanlarında hac gibi oldukça önemli bir ibadetin de gerçekleştiği Mekke, yüksek bina ve gökdelenleri ile de dikkat çekmektedir.,

Mekke, eski devirlerde olduğu gibi büyük öneme sahip olmaya devam etmektedir. Pek çok insan Kabe’yi görmeyi ve tavaf etmeyi hevesle beklemektedir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.