Son Dakika
Anasayfa / Kuran-ı Kerim / Kur’an-I Kerim’de Bilimsel Keşiflerden Bahsediliyor Mu?

Kur’an-I Kerim’de Bilimsel Keşiflerden Bahsediliyor Mu?

Kur’an-I Kerim’de Bilimsel Keşiflerden Bahsediliyor Mu?

  • Kur’an-ı Kerim bir ayetinde şöyle buyurur:”Yaş ve kuru her şey Kitab-ı Mübin’de vardır.” (En’am, 6/59).
  • Ayette geçen “Kitab-ı Mübin” tabiri ile kastedilen şey nedir? İslam alimleri, bununla, hem Kur’an-ı Kerim  kitabında yazılanları hem de “Levh-i mahfuz”u anlamışlardır.
  • Levh-i Mahfuzsırrı ve mahiyeti sadece Allah tarafından bilinen ve içerisinde olmuş, olacak her şeyin yazılı bulunduğu bir levhadır. Yani Allah’ın kader kitabı.
  • Ayetin taşıdığı bu iki ihtimalden sadece birini kesinlikle iddia edemeyiz. Öyle ise, Kitab-ı Mübin tabiriyle hem Levh-i Mahfuz ve hem de Kur’an-ı Kerim’in kastedilmiş olduğu söylenebilir.
  • Bu sahanın ehli olan bazı alimler, bunları sezebilir veya görebilir.
  • Akla şu sorunun gelmesi normaldir: Her şeye yer veren Kur’an-ı Kerimde Bilimsel Keşiflerden Bahsediliyor Mu?  İnsanlık için çok mühim olan uçak, tren, elektrik gibi fenni icatların açık olarak anlatılmamasının sebebi nedir?

Herkesin aklına gelen bu soruyu birkaç açıdan cevaplandırmak mümkündür:

Kur’an’ın Asıl Gayesi Açısından:

  • Kur’an-ı Kerim’in asıl gayesi bize fenni bilgi vermek, geçmiş ve gelecekle ilgili tarihi malumat sunmak değildir.
  • O, ne bir tarih, ne de coğrafya, fizik, kimya, keşifler, icatlar kitabıdır.
  • Bu çeşit kitaplarda bulunan türden bilgileri Kur’an’da aramak, Kur’an-ı Kerim kutsal kitabının asıl maksadını bilmemekten, onu hakkıyla tanımamaktan ileri gelir.
  • Kur’an her şeyden önce bir din kitabıdır. Yani, insanlara Allah’ı ve insanların Allah’a karşı vazifelerini tanıtan bir kitap.
  • Esasen bütün dinler, insan için, iki meçhul olan “Yaratan”ı ve “yaratıkların vazifeleri”ni açıklamaya çalışır. “Yaratan kimdir, nedir, nasıl bir varlıktır, neler yapmıştır, ne yapmaktadır, yaratmaktan maksadı nedir?”
  • Arz ve sema; ay, güneş ve yıldızlar, hayvanlar ve ağaçlar; dağlar, denizler ve nehirler onda hep geçit resmi yaparlar.
  • Ancak bunlardan bahis de, esas itibariyle, yukarıda kaydedilen iki maksat içindir: Ya Allah’ın kudretini, onlar üzerindeki tasarrufunu belirtmek, bunları bir delil ve vasıta yaparak Allah’ı Tanıtmak  ya da bunların insana olan faydalarını, yaratılış gayelerini belirterek insanlara kulluk vazifelerini hatırlatmak ve buna teşvik etmektir.
  • Kur’an-ı Kerim’de galaksiler, yıldızların sayısı veya güneşin çapı, dünyadan uzaklığı, neşrettiği şualar ve ısı derecesi gibi, fenni bilgiler yer almaz.
  • Zira, bu çeşitten eşyanın bizzat kendisini tanıtan bilgiler, Allah’a sunulan ibadet açısından ehemmiyet taşımazlar.

İmtihan Sırrı Açısından:

  • Kur’an-ı Kerim’in fenni icatlardan veya geçmiş ve gelecek hadiselerden, herkesin anlayacağı bir tarzda açık olarak bahsetmeyişinin bir diğer sebebi, “imtihan sırrı”nın gereğidir.
  • Bununla şunu kastediyoruz: İnsanlar, diğer mahluklar gibi, sabit, değişmez belli bir kabiliyet üzerine yaratılmamıştır.
  • O, Yaratılışı itibariyle son derece terakki (yükselme) ve tedenni (düşme)ye müsaittir.
  • İşte insanın manen ve hatta maddeten yükselmesi, bu gösterilen doğru yolu hür iradesiyle seçmesine bağlıdır.
  • Hayat ise, böyle bir seçimin yapılması için verilen bir fırsat olarak Kur’an-ı Kerim İmtihan Sırrı açısından insanları uyaran kutsal bir kitaptır.

Tedricen Terakki (Yani zamanla, yavaş yavaş İlerleme) Açısından:

  • Bilindiği üzere, insanlar terakki kanununa tabidirler.
  • Bu kanun, çeşitli fen ve aletlerin, zaman içinde, ihtiyaç çerçevesinde ve gayret nispetinde tedricen (yani kısım kısım ve peyderpey) ortaya çıkarılmasını gerektirmiştir.
  • Eğer semavi kitaplarda, fenlerden açık olarak bahsetmek ilahi bir kaide olsaydı, bu durum, sözünü ettiğimiz Tedrici Terakki Prensibi ile zıtlıklar arz ederdi.
  • Her şey hazırca verilmiş olacağı için insanlara gayret gerekmeyecek, bütün insanlar aynı mesajları alacağından, her tarafta aynı seviyede insan cemiyetleri olacaktı.
  • Bu durum insanların tabi kılındığı terakki prensibine aykırıdır.

İnsanlığın Şerefi Açısından:

  • Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de fenlerden açık olarak söz etmemekle, insanlığa büyük bir şeref ve iftihar payı bırakmıştır.
  •  “Arzın halifesi” (yeryüzünde yaşayan canlılar üzerinde sultan) ve “Mükerrem (Şerefli)” sıfatlarıyla anılan insanoğlunun kabiliyetlerini, şahsi gayretleriyle inkişaf ettirecek, bir kısım fenlere, icatlara ulaşması, diğer mahlukata karşı ne büyük şereftir.
  • Amerika’nın keşfinden ilk çalar saatin icadına, ilk dünya haritasını yapan Piri Reis’ten kan dolaşımını ortaya çıkaran İbnu’n-Nefs’e ve yahut elektriği keşfeden Edison’a varıncaya kadar, insanlığa hizmet sunan büyük kaşiflerle, milliyeti ne olursa olsun, iftihar etmeyen, diğer mahlukata karşı şeref payı hissetmeyen bir insan var mıdır?
  • İşte bu şeref, Cenab-ı Hakk’ın insanlığa olan milyonlarca lütuflarından bir başkasıdır.
  • Şayet bu keşif ve icatlar Kur’an’da açık olarak zikredilmiş olsa, söz konusu şereften mahrum kalacaktık.
Muhatabın Kapasitesi Açısından:
  • Günümüzde bile, her ilme ait bir kısım meseleleri sadece o ilmin mütehassısları anlar, yani Muhattabın Kapasitesi önemi sebebiyle geride kalanlar pek te anlayamazlar.
  • Büyük çoğunluğu teşkil eden avamın (halkın) anlayacağı seviyede konuşulduğu takdirde, daha üst seviyede olanların fazlasıyla anlayacağı açıktır.
  • Ayrıca Kur’an-ı Kerim’in, sadece bir asra değil, kıyamete kadar bütün asırlara hitap ettiğini göz önüne alacak olursak, meselenin nezaketini daha iyi kavrarız.
SONUÇ OLARAK
  • Sonuç olarak Kur’an-ı Kerim’de Biimsel Keşiflerden Bahseden Ayetler çoktur.
  • Bu çeşit ayetler, sadece eski peygamberlerin mucizeleri veya tarihi hadiselerin hikayeleri vesilesiyle varid olmamıştır.
  • İnsan ve kâinatın yaratılışını ve tabiatta cereyan eden (kevni) hadiseleri konu edinen ayetlerden, insanı tefekküre, ibrete teşvik eden ayetlere varıncaya kadar Kur’an’ın pek çok mevzu hakkındaki ayetlerinde bir kısım ilmi, fenni hakikatler mevcuttur.
  • Her ilme mensup ihtisas sahipleri bunlardan kendi sahasına girenleri zamanı geldikçe bulup çıkarabileceklerdir.

Hakkında admin

İlginizi Çekebilir

Kur’an-ı Kerim, Hz. İsa’nın

Cevap Değerli kardeşimiz, Kur’an-ı Kerim’de Hz. İsa (as)’ın kıyametten önce tekrar yer yüzüne indirileceği bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TUTSELA Müslüman Dini Sitesi