Son Dakika
Anasayfa / İslami Makaleler / KUR’AN’DA GEÇEN UZAY VE ALEMLER AYETLERİ

KUR’AN’DA GEÇEN UZAY VE ALEMLER AYETLERİ

KUR’AN’DA GEÇEN UZAY VE ALEMLER AYETLERİ

Kur’an’da geçen uzay ve alemler ayetleri benzer şekilde manalandırılmaktadır. Bu manalarda gizemini koruyan şuurlu varlıklar mevzu ortaya çıksa dahi uzay ve alemler birçok şekilde tasvir edilmektedir.

Kur’an’da Geçen Alemler Ayetleri ve Alemlerin Yaratılması

Cenabı Hak dışında kalan her şey kainat olarak tanımlanmaktadır. Kainatı oluşturan her şey, Masiva, felek, mahlukatın her biri Kur’an’da geçen alem olarak adlandırılmaktadır. Kur’an’da geçen alemlerkelimesi çoğunluğu kastetmektedir. Cinler, hayvanlar, ruhlar, melekler başta olmak üzere birçok alem mevcuttur. Ayrıca hoşgörü ve huzur dini olan İslam fani (ilk alem) ve baki (son alem) olmak üzere iki aleme sahiptir. Bu ikisinin arasında yer alan aklı havsalamızın aldığı ve almadığı her şey alem olarak adlandırılmaktadır. Yaratılan her şey velhasıl tüm kainat yaratıcının varlığına şahittir. Bu şahitlikleri Rabbin varlığına en güzel delil olduklarından alem adını almaktadır.

Rabden başka canlı cansız hiçbir varlığın bulunmadığı zamanlarda yaratıcı kendisini takdim etmek için taşıdığı tüm sıfatların tecellisini gerçekleştirmiştir. İman ve ibadetin yerine getirilmesini emretmiş ve yaratılanları cennet ile mükafatlandıracağı bir sınava tabi tutmuştur.

Kur’an’da Geçen Uzay ve Alemler Ayetleri

Haşr suresinin 1. ve 22-24. ayetlerinde mutlak gücün sahibi, biricik yaratıcı olduğu açıkça beyan edilmiştir. Tüm eksikliklerden uzak olan göklerdeki ve yerdeki tesbihin tek kabulgahıdır. Allah Teala Rahman ve Rahim’dir belirtilmiştir.

Haşr’ı inkar edenler için Kur’an’da açıkça geçen Naziat suresi 27-30. ayetlerinde yeniden yaratılış semanın yaratılışı ile istişare edilmiştir. Sistemin kusursuzluğundan, gece ve gündüzün oluşturulması, yerleri, otlakları, dağların insan ve hayvanlarının yaşamsal faaliyetlerini sürdürmesi için inşa edilmesinden bahsedilmektedir.

Nahl suresi 10-16. ayetlerinde Rabbin emirlerini uygulayarak ayın ve yıldızların, gece ve gündüzün şuur sahibi toplulukların hizmetine ibret-i alem için verdiği belirtilmektedir.

Şura suresinin 29. Ayetinde semalara ve yere şuurlu varlıkların yayıldığı, dilediği zaman toplama lütfuna sahip olduğu Rabbin varlığının delillerinden gösterilmiştir. Bu durumda Kur’an’da geçen uzay ve alemler ayetlerinde şuur sahibi toplulukların melekler, ruhlar gibi itaatkar varlıklardan olmadığı insanoğlu gibi şirke düşme vesvesinde, irade sahibi varlıklar olduğu sonucuna varılmaktadır.

Benzer şekilde Neml suresi 87. ayetinde mahşer günü göklerdeki ve yerdekilerin Allah korkusuna kapılacağı açıkça beyan edilmiştir. Melekler gibi alemlerin Rabbe secde etmede pürüz çıkarmayacağı aşikardır. Zira Nahl suresinin 49. ayetinde secde yükümlülüklerinden bahsedilmiş ve melek ibaresine açıkça yer verilmiştir. Bu nedenle ancak kıyamet günü korku duyabileceklerin, sapkınlıklara ve inkara sahip insan veya cin aleminden başkası olamayacağı düşünülmektedir. Ancak cinler alemi ve bizler yeryüzünde yaşamakta olduğumuzdan göklerdeki betimi akıllarda durgunluk yaratmaktadır. Nur suresinin 14. ayetinde göklerde ve yeryüzündeki şuurlular ile birlikte kuşların teşbih ettiği belirtilmekte böylece uzayda yaşayan insanvari canlıların olabileceği gerçeği zihinlere yerleşmektedir.

Casiye suresinin 3. ayetinde yerdeki ve göklerdeki inananlar için çokça ayetlerin var olduğu belirtilmektedir. İmana ve inanmaya davet edilen insandır ve yeryüzünde yaşamaktadır. İnanmayan kesimin varlığını da açığa çıkaran bu ayet göklerde inkarcıların bulunduğunu ima etmektedir. Cenabı Hakkın huzuruna kul olarak göktekilerin ve yerdekilerin tümünün geleceği Meryem suresi 93. ayetinde belirtilmiştir ki bu durum uzayda yaşayan alemlerin varlığına bir başka delil niteliğindedir.

Enbiya (19), Ra’d (15), Fetih (7), Rahman (29) ve daha birçok ayet Kur’an’da geçen uzay ve alemler için tasvir ve mana barındırmaktadır.

İnşikak suresi 19. Ayetinde Ay üzerinde tabakadan tabakaya binip geçmek tabiri kullanılmaktadır. Oldukça uzun zaman ulaşılmaz kabul edilen ay için yolculuğun mümkün olduğu aslında Kur’an’damüjdelenmekteydi.

Saymak ile bitirilemeyecek kadar delili algılarımıza sunan Allah Teala birbiriyle mutabakat içerisinde yedi kat gök yaratmıştır. Hiçbir tefavüt ve çelişkiye maal bırakılmayan bu mucizeden Mülk suresinin 3. ayetinde bahsedilmektedir.

İlim ve bilimden ayrılmayarak herşeyi yaratan Alemlerin Rabbi her biri birbirine bağlı ve birbirini destekler nitelikte Kur’an’da geçen uzay ve alemler ayetlerini insanlığın nemalanması ve hidayete ermesi için şuurlarına sunmaktadır. Rabbim bizi inkarcıların şerrinden uzak tutsun ve Peygamberimizin (s.a.v.) şefaatinden esirgemesin.

Hakkında Admin

İlginizi Çekebilir

İslamda Fitne Çıkarmak

Fitne kelimesi Farsça kökenli olup; fetn ( fütun ) kökeninden türemiştir. Sözlük kelimesi madenlerin ateşte …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TUTSELA Müslüman Dini Sitesi