Anasayfa / Hz. Muhammed / Son Peygamber

Son Peygamber

Son Peygamber Hz. Muhammed’in Hayatı

Hak dinlerden sonuncusu olan İslam’ın peygamberi Hz. Muhammed’dir. Yıllar boyu insanlara Allah’ı anlatmak ve hidayete erişmelerine vesile olmak adına gönderilen elçiler olan peygamberlerden sonuncusudur. 571 yılında Arap Yarımadası’nda bulunan Mekke şehrinde dünyaya gelen Hz. Muhammed’in babası Abdullah annesi Amine’dir. Hz. Muhammed doğumundan kısa bir süre önce babasını, 6 yaşlarındayken ise annesini kaybetmiştir. Çocukluğunu dedesi Abdulmuttalip’in yanında geçirmekteyken dedesinin de vefat etmesi üzerine amcası Ebu Talip’in yanına yerleşmiş ve orada yetişmiştir.

Hz. Muhammed, gençliğinde çobanlık yapmış ve ticarete atılmıştır. Hz. Muhammed peygamberlik görevine başlamadan önce dahi Mekke’deki müşriklerin çeşitli davranışlarına ve insanların putlara tapmalarına karşı çıkmıştır. Hayatı boyunca sahip olduğu güzel ahlakı, doğruluk ve dürüstlüğü, adil ve güvenilir olması sebeplerinden dolayı Mekkeli ve çevresindeki insanlar tarafından Muhammedül Emin olarak anılmıştır. 25 yaşına geldiğinde, beraber ticaret yaptığı Hz. Hatice ile evlenen Hz. Muhammed’in, Hz. Hatice’den Kasım, Zeynep, Rukiye, Abdullah, Ümmü Gülsüm ve Fatıma adını verdiği 6 çocuğu dünyaya gelmiştir.

Hz. Muhammed’in Peygamberlik Dönemi ve İslam’ın Doğuşu

Hz. Muhammed (SAV) kimi zaman yanına azığını da alarak, Nur Dağı’nda bulunan Hira Mağarası’na gider ve inzivaya çekilirdi. Böyle günlerden bir gün 610 yılında Hz. Muhammed 40 yaşındayken, vahiy meleği olan Cebrail tarafından kendisine ilk vahiy indirilmiştir. “Oku” emri verilen ilk vahiy ile birlikte Hz. Muhammed’in peygamberlik görevi başlamıştır. Tebliğ vazifesine ilk olarak Hz. Hatice, Hz. Ali, Zeyd Bin Harise ve Hz. Ebubekir gibi yakınlarından başlamış ve söz konusu kişiler ilk Müslümanlar olarak bilinirler. İslam’ı anlatırken, İslam’ın güzellikleri ve getirdiği adalet kendilerini rahatsız eden Mekkeli müşrikler, Hz. Muhammed’e hakaretler etmeye ve çeşitli şekillerde zulüm etmeye başlamışlardır.

Böyle bir ortamda Mekke’de İslam’ın yayılmasının mümkün olmadığına kanaat getiren Peygamberimiz ve çevresindeki Müslümanlar, 622 yılında Medine’ye hicret etmek zorunda kalmışlardır. Medineliler, Peygamberimiz ve diğer Müslümanları çok iyi karşılamış ve ağırlamışlardır. Medineliler ve Mekkeli Müslümanlar arasında, Medinelilere ensar Mekkelilere muhacir denmiş ve ensar muhacir kardeşliği yaygınlaşmıştır.

Mekkeli Müşrikler ve Müslümanlar Arasındaki Savaşlar

Medine’ye hicret edilmesiyle birlikte, İslam Devleti’nin temelleri atılmaya başlanmış ve Mekkeli müşrikler ile çeşitli savaşlar yapılmıştır. Bu savaşlardan ilki olan Bedir Savaşı, 624 yılında yapılmış ve Müslümanların zaferiyle sonuçlanmıştır. Bedir Savaşı’nın intikamını almak üzere Medine’ye yürüyen Mekkeli müşrikler ile 625 yılında bir diğer savaş olan Uhud Savaşı yapılmış, Mekkeli müşriklerin üstünlük sağladığı savaştan iki taraf da herhangi bir sonuç alamamıştır. Okçular tepesinin terk edilmesi olayı da Uhud Savaşı’nda olmuştur. Bir diğer önemli savaşlardan birisi de Hendek Savaşı’dır. Mekkeli müşrikler büyük bir kuvvetle Medine üzerine gelirken, Peygamber efendimiz, Selman-ı Farisi’nin tavsiyesi üzerine Medine’nin önüne hendekler kazdırmıştır. 627 yılında geçekleşen Hendek Savaşı, Müslümanların galibiyeti ile sonuçlanmıştır. Bu savaşlar sonunda Mekkeli müşrikler Müslümanları yok edemeyeceklerini anlamış, İslam’ın ve Müslümanların varlığını kabul etmek zorunda kalmışlardır.

628 yılına gelindiğinde Mekkeli müşrikler ile yapılan Hudeybiye Anlaşması sayesinde Müslümanların varlığı resmen tanınmıştır. 628 yılında Hayber’in fethi, 630 yılında Mekke’nin fethi ve putperest Arap kabilelere karşı kazanılan Huneyn Zaferi; İslam’ın yayılması ve kuvvetini arttırması açısından önemli olaylardandır. Hz. Muhammed’in gittiği son sefer ise 631 yılında gerçekleşen Tebük Seferi olmuştur.

Son peygamber Hz. Muhammed 632 yılında son kez Müslümanlarla birlikte hacca gitmiş ve bu hacca Veda Haccı adı verilmiştir.  Hz. Muhammed Veda Haccı’nda 100 bin Müslümana hitap ederek, veda niteliğinde bir konuşma yapmıştır. Söz konusu konuşması Veda Hutbesi adıyla bilinmektedir ve tüm insanlığa bir hitap şeklindedir. Hz. Muhammed, 632 yılında Medine’de vefat etmiştir. Kabri de Medine’de Ravza-ı Mutahhara’da bulunmaktadır.

Hakkında Admin

İlginizi Çekebilir

blank

FATİHA SURESİNİN FAZİLETLERİ

Fatiha suresi, kutsal kitabın tüm gayesini: getirdiği anlamı, içerdiği bilgiyi ve dinin gereklerini özet şeklinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

TUTSELA Müslüman Dini Sitesi