Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu

Vahiy Nedir ?

14.06.2020
71
A+
A-
Vahiy Nedir ?

Vahiy nedir denilince maalesef çoğu vakit Hristiyanlık ve İslamiyet tartışmalarında kavram kargaşalıkları yaşanıyor ve bundan dolayı bazı mevzular da sağlam bir zemine oturtulamıyor.

Vahiy Nedir?

Vahiy konusu da bu kavramlardan biridir. Ne Hristiyanlıkta ne de Yahudilikte, “vahiy” olgusuna Cebrail dahil edinilmektedir. Yani ne İsa ne Musa ne de tarihte aslabir peygamber, kitaplarını yahut söylediklerini kendilerine Cebrail’in direk tanrı’tan alıp getirdiğini söylerler. Bu tür bir vahiy olgusu tamamen İslam dinine ait bir inanıştır.

Mukaddes Kitap ise kutsal Ruh’un esinlemesiyle peygamberlerin görümlerini, rüyalarını, yaşadıkları vakaları, Tanrı’ya olan yakarmalarını veya Rab’bin onlara olan emirlerini kaleme almalarıyla oluşmuştur. Peygamberler kendi kelime dağarcıklarını kullanarak bu kitapları yazmışlardır. Bir tek 10 emiri Tanrı, taş levhalara bizzat kendisi kazımıştır.

“Öncelikle şunu bilin ki, mukaddes Yazılarda bulunan aslabir peygamberlik sözü kimsenin özel yorumu değildir. Çünkü hiçbir peygamberlik sözü insanın isteğinden kaynaklanmadı. İnsanlar kutsal Ruh tarafından yöneltilerek Tanrı’nın sözlerini ilettiler. (2. Petrus 1:20-21)”

İsa Mesih’in yüceliğini burada da görürüz. O bir peygamber gibi aslabir zaman, “Rab bana şöyle buyurdu” demedi. Aksine, “ben size buyuruyorum ki..” diyerek otoritesini göstererek mevzuşmuştur.

O bir din kurmaya, bir kitap yazmaya gelmedi.

O’nun geliş amacı, aslına bakarsan baştan beri kendisinin de talebelerine sık sık söylemiş olduği benzer biçimde, bir çoklarını kurtarmak için acı çekmek, ölmek ve kutsal yazılar uyarınca 3 gün sonrasında dirilmekti. Bizlere Tanrı’nın adaletini ve sevgisini göstermek, kurtuluşumuzu sağlamak için geldi.

Doğal olarak ki bir vaka olmadan, o vaka hakkında yazılamaz. Tanrı’nın hikmeti gereği bütün bunlar olduktan sonra, kutsal Ruh’un hatırlatması ve yönlendirmesiyle öğrenciler ayrı vakit ve mekanlarda, değişik kişilere hitap ederek tanıklıklarını kaleme aldılar. Nasıl ki bir vakada ne kadar çok görgü tanığı varsa ve bu tanıklıklar birbirleriyle çelişmiyor aksine olayı tamamlıyorsa, burada da öyle olmuştur. İncil’e bu perspektiften bakmak gerekir.

İsa: “Yer ve gök ortadan kalkacak fakat benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.” (Matta 24:35)

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.